|
Tweet |
Sendika üyeleri ve basın mensuplarının katılımıyla düzenlenen basın açıklamasında konuşan Kara, 2026 yılı için %10 + %6, 2027 yılı için ise %4 + %4 zam teklifinin kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik sıkıntıları görmezden geldiğini belirtti. “Bu oranlar, tutmayan enflasyon hedefleri baz alınarak hazırlanmıştır. Teklifte refah payı, taban aylık artışı, emekli ve çalışan arasındaki gelir dengesini sağlayacak hiçbir düzenleme yok” ifadelerini kullandı.
Bilal Kara, kira artış oranının %41’e ulaştığı bir ekonomik ortamda, enflasyon hedefi kadar zam önerilmesinin kabul edilemeyeceğini vurguladı. “Yıllarca emek vermiş, mesleğinde uzmanlaşmış memurların emeğini değersizleştiren bir teklifle karşı karşıyayız. Bu, kamu çalışanları arasında huzursuzluğu artırır, ücretlerdeki adaletsizliği gidermediği gibi derinleştirir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kamu çalışanları arasında ücret dengesinin sağlanmasına yönelik hassasiyetinin teklife yansımadığını ifade eden Kara, “Geçmiş kayıplarımız, yüksek enflasyon, artan pazar ve market fiyatları, geleceğe dair kaygılarımız bu teklifte dikkate alınmamıştır. Kamu işvereni, 7. dönem toplu sözleşmede yaptığı hatayı tekrarlamaktadır” diye konuştu.
Memur-Sen’in müzakere masasına sunduğu teklif, refah payı, taban aylık zammı ve oransal zamdan oluşuyor. Kara’nın aktardığına göre sendika, 2026 yılı için:
2027 yılı için ise:
Kara, “Refah payı talep ettik, çünkü geçmiş dönem kayıplarımızın giderilmesi gerekiyor. Taban aylık zammı talep ettik, çünkü görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki denge yeniden kurulmalıdır. Oransal zam talep ettik, çünkü kamu görevlileri yüksek enflasyon karşısında korunmalıdır” dedi.
Memur-Sen’in toplu sözleşme sürecindeki diğer talepleri arasında şunlar yer alıyor:
Kara, Türkiye ekonomisinin büyümesine rağmen kamu çalışanlarının alım gücünde aynı oranda artış yaşanmadığını belirterek, “Milli gelir artarken memurun refah düzeyi de artmalıdır” çağrısında bulundu.
Toplu sözleşme görüşmelerinin kamu çalışanları açısından yalnızca mali değil, sosyal haklar açısından da kritik önemde olduğunu vurgulayan Kara, “8. dönem toplu sözleşme, büyük ve güçlü Türkiye hedefi ile Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır şekilde uzlaşmayla sonuçlanmalıdır” dedi.

Görüşmelerin tamamlanmasına bir haftadan az süre kaldığını hatırlatan Kara, kamu işvereninin zaman kaybetmeden müzakereye uygun, adil ve çalışanların taleplerini karşılayan bir teklifle masaya gelmesi gerektiğini ifade etti. Aksi halde sendikanın eylem planını devreye alacağını belirterek, “Memur-emekli nöbette eylem çadırı kurulmasından iş bırakmaya, yürüyüşten Ankara mitingine kadar her türlü demokratik hakkımızı kullanacağız” uyarısında bulundu.
Basın açıklamasını “Adil ve acil teklif bekliyoruz” sözleriyle bitiren Kara, sendikanın taleplerinin yalnızca mali haklarla sınırlı olmadığını, çalışma barışını tesis edecek, gelir adaletini sağlayacak ve kamu hizmetlerinin kalitesini artıracak kapsamlı bir düzenleme talep ettiklerini dile getirdi.