|
Tweet |
Tavşan Besleyen Çocuklar Tablosu’na Büyük İlgi
Uşak Gençlik Merkezi Resim Öğretmeni Bircan Demirtaş Her hafta bir tablonun yayınlanma ve sergisini yapıyorlar bu haftaki tablo köşesinde tavşan besleyen çocuklar var.

Bu haftaki sanat köşemizde Bircan Demirtaş' tan 80x100 boyutlarındaki "Tavşan Besleyen Çocuklar" isimli tabloyla sizlerleyiz. Bu tablo bize zamansız bir sessizliğin içerisinde donmuş bir sahne sunuyor. İç mekânın yarı karanlık atmosferi görenleri hemen içine çekiyor. Burada ışık yalnızca gerekli olanı aydınlatıyor, gereksiz bir aydınlatma kullanılmamış. Tabloda masumiyeti, şefkati ve yaşamın kırılgan anlarının yansıtıldığı etkiler görülmekte. Kompozisyondaki üç çocuk, pastoral bir dünyanın naif tanıkları gibi resmedilmiştir. En önde diz çökmüş olan çocuk, kafesin içerisine doğru eğilmiş, küçük bir tas içinde sunduğu yaşam kaynağını tavşanlarla paylaşıyor. Tavrı, doğayla kurduğu saf duygu bağını doğrudan yüceltiyor. Pantolonunun paçalarındaki yıpranmışlık, çıplak ayaklarının zemine değmesi, doğaya ve hayatın gerçekliğine ne kadar yakın olduğunu simgeliyor.

Ortadaki küçük kız, bir heykel gibi hareketsiz. Elindeki elmayı ağzına götürmüş, arkadaşlarımı hayretle izliyor. Onun kırmızı eteği, tüm kompozisyonun içindeki tek gerçek renk patlaması olarak öne çıkıyor. Bu renk, çocukluğun tutkusu ve hayatın kırılgan enerjisini temsil ediyor. Kafesin üzerine eğilmiş olan diğer kız çocuğu ise tam anlamıyla bir koruyucu figür gibi. Elleriyle kafesi açarken, yüzündeki hafif tebessüm ve dikkatli bakış, doğaya karşı duyulan derin bir şefkati betimliyor. Sarı saçlarının etrafındaki yumuşak ışık halkası, onu sanki bir koruyucu melek gibi resmin merkezine yerleştiriyor. Tavşanlar ise bu sahnede sadece hayvanlar değil; doğanın masum ruhları gibi. Yumuşak tüyleri, ışıkla zarifçe şekillenmiş. Kimisi çekingen, kimisi cüretkâr; ama her biri yaşamın sıcak bir nefesini taşıyor. Mekân, taş duvarları, yosun tutmuş zeminleri ve eski ahşap detaylarıyla âdeta zamanın durduğu bir yer gibi. Sanki dünya dışarıda akıp giderken, burada değişmeyen bir hayat akışı sürüyor. Koyu gölgeler ve yoğun renkler, eserin içine derin bir nostalji ve hafif bir melankoli dokusu serpiyor. Bu anlattıklarımızdan özetle tüm bu sahne, Bircan Demirtaş'ın fırçasında sanki masumiyetin ve yoksulluğun bir perspektifi: Çocukluğun, doğanın ve saf iyiliğin objektif bir göstergesi. Bircan Demirtaş’ın yaptığı bu eşsiz tablo sanatseverlerin beğenisine sunulmuştur.
.jpg)